herkeze merhabalar

3/12/2008 - ŞİFALI SULAR (KAPLICA ve İÇMELER)FAYDALI OLDUKLARI HASTALIKLAR

Kategori: kaplica
Kaplıca Mevsimi: Bölgenin iklim şartları dikkate alınarak tespit edilir. Genelde memleketimizde yerleşmiş kaplıca ve içmelerin mevsimi 15 Mayıs - 15 Eylül arasıdır.
Kaplıcalarda Tedavi Süresi (Kür): Gerekli faydayı sağlamak için 3 haftalık bir tedavi ve en az 21 banyo tavsiye edilir.
Banyo Zamanı ve Süreler: Banyoya girmeden önce; küçük ve büyük abdest yapmak, banyoda hareketsiz durmak gerekir.Banyodan çıktıktan sonra da; kurulanılmaz, havlu veya bornoza sarılınır, ılık odada 1 saat kadar yatılır. Bu süre içinde, vucûd terler. Sonra giyinilir ve 1 saat kadar daha aynı odada kalınır.Birinci Banyo; kahvaltıdan önce aç karnına veya kahvaltıdan 1 saat sonra,İkinci Banyo; akşam yemeğinden 2 saat önce alınması halinde azami derece fayda sağlanır.Banyoda kalma süresi: İlk gün 10 dakika; sonrakilerde ise, hastanın bünyesine ve hastalığa göre, 12-20 dakika arasındadır.
İçme Kürü: Kronik hastalıklarda tavsiye edilir. Süresi 3-6 hafta olmalıdır. Birinci gün; aç karnına bir defada 6 su bardağı (1.5 litre); ondan sonraki günler; sabah, öğle ve akşam yemeklerinden yarım saat önce ikişer su bardağı içilir.
HASTALIKLAR
* Böbrek ve idrar yolları hastalıkları: Kronik ve ödemsiz böbrek iltihabları, mesane iltihabı, idrar taşlarıyla ilgili hastalıklarda; karbonatlı, hidrokarbonatlı sulardan faydalanılır. Bu suların prostata iyi geldiği tespit edilmiştir.
* Deri Hastalıkları: Bütün deri hastalıklarında; tuzlu, kükürtlü ve çamurlu sulardan faydalanılır.

* Hormonel hastalıklar: Bu hastalıklara, radio-aktiviteli sular iyi gelir.

* Göz Hastalıkları: Kükürtlü ve iyodlu sulardan faydalanılır.

* Kadın hastalıkları: Bu konuda doktor tavsiyesi olmadan kaplıca tedavisi uygulanması doğru olmaz. Ateşli kadın hastalıklarında ve hamile kadınlarda kaplıca tedavisi son derece dikkatli ve mutlaka hekim gözetiminde yapılmasında fayda vardır. Bunların dışında Aybaşı bozuklukları, kronik rahim hastalıklarında; kükürtlü, çamurlu ve radio-aktiviteli sulardan faydalanılır.

* Kalb ve kandolaşımı hastalıkları: İleri derecede kalb, kan dolaşımı ve damar sertliğide kaplıca tedavisi uygulanmaz. Diğerleri için tuzlu, iyodlu ve radio-aktiviteli sulardan faydalanılır.

* Mide ve bağırsak hastalıkları: Ağır mide nezlesi, mide tümörü, sifilitik gastrit ve pilor daralmalarında kaplıcalardan faydalanılmaz. Kronik gastrit, kronik bağırsak nezlesi, bağırsak gazları, hazımsızlık ve kronik kabızlıklarda ise; hidrokarbonatlı, sülfatlı sulardan faydalanılır.

* Romatizmal hastalıklar: Akut ve ateşli romatizmada, kaplıca tedavisi uygulanmaz. Kronik romatizmada ise; tuzlu, karbonatlı, sülfatlı, kükürtlü, radio-aktiviteli ve çamurlu sulardan faydalanılır.

* Safra kesesi ve Karaciğer hastalıkları: Safra kesesi, karaciğer, pankreas hastalıklarında; karbonatlı, hidrokarbonatlı ve sülfatlı sulardan faydalanılır. İleri safhadaki Siroz'da kullanılmaz. * Sinir sistemi hastalıkları: Siyatik, lumbago, nevralji, nevrasteni, psikasteni ve nevroz gibi sinir hastalıklarında; tuzlu, çamurlu ve radio-aktiviteli sulardan faydalanılır.

* Solunum yolu hastalıkları: Astım, bronşit gibi solunum yolu hastalıklarında; tuzlu, iyodlu ve kükürtlü sulardan faydalanılır. İleri derecedeki verem, damar sertliği ve kalb hastalıklarında kullanılmaz.

* Şeker hastalığı: Sodyum bikarbonatlı sulardan faydalanılır.

Şifalı suların bulunduğu iller

ADANA, AFYON, AĞRI, AMASYA, ANKARA, ANTALYA, AYDIN
BALIKESİR, BİLECİK, BİNGÖL, BURDUR, BOLU, BURSA, ÇANAKKALE.
ÇANKIRI, ÇORUM, DENİZLİ, DİYARBAKIR, ERZİNCAN, ERZURUM, HAKKARİ, HATAY, MERSİN (İÇEL), İSTANBUL, İZMİR, KARS, KAYSERİ,KIRŞEHİR, MALATYA, MANİSA, KAHRAMANMARAŞ, MARDİN, MUĞLA, NEVŞEHİR, NİĞDE, ORDU, RİZE, TOKAT, VAN, YOZGAT.


KAYNAK: SAĞLAM, Vedat; Şifalı Bitkiler ve Reçeteleri Şifalı Sular ve Kaplıcalar
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

11/9/2008 - konya/ılgın kaplıcaları

Kategori: kaplica












ILGIN KAPLICALARI VE TERMAL TESİSLERİ

Yeri ve bugünkü durumu : İlçe merkezinin 2.5 km batısında Ilgın- Akşehir asfaltı üzerindedir.İki ayrı dönemde yapılan kaplıcanın ilk defa 1236 miladi yılında 1 . Alaedddin Keykubat döneminde ikinci Defa ise 2.Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında Sahip Ata Fahrettin Ali tarafından miladi 1267 yılında yaptırıldığı anlaşılmakladır.

Mimari Özellikleri : 16x20 metre ölçüsünde olan kaplıca yaklaşık doğu- batı istikametinde uzanmış ve birbirine bitişik iki hamamdan ibarettir. Doğu cephesinde kubbeli erkek ve kadınlara hizmet veren kuzey-güney yönünde uzanan 1968 tarihinde Ilgın Belediyesi tarafından yapılan ve işletilen 3. bir kaplıca binası bulunmaktadır. Kaplıcanın kadınlar kısmına kuzeyden yanları iki duvarla kapalı bir revakla girilir. Üç sivri kemerle revak’ın üstü ortadaki daha büyük yanlardaki oval üç kubbe ile örtülüdür.

Kubbeler, önde iki serbest ayağa arkada duvarlar itiştirilmiş taş ayaklarla, yanlarda duvar ile birbirine bağlı esas ve tali kemerler vasıtası ile desteklenmektedir. Revak cephesi, ayak, kemer ve kubbeleri sıvalıdır. Cümle kapısı 40 cm eninde profilli bir çerçeve ile süslenmiştir. Bir boşluktan sonra üzeri büyük kubbe ile örtülü olan soyunma mahalline girilir,kubbenin ağırlıkları köşelerde üçgenler yardımı ile duvarlara aktarılmakta ve eteğinde profilli süslemeler mevcuttur.

Buranın aydınlatılması cümle kapısının üzerindeki pencere kubbe merkezindeki aydınlık deliği ile sağlanmaktadır. Soyunma mahallinden bir kapı ile 8,30x8,45 m ölçüsünde sıcaklık havuzlarına girilir, buranın özellikleri de dış kısımdaki özelliklerin aynısıdır, aydınlatılması güneye açılan bir alt pencere ve kubbe merkezindeki yuvarlak ışıklık ile sağlanmıştır. Kadınlar kısmının doğusuna bitişik kaplıcanın ikinci kısmı erkekler bölümüdür,kadınlar kısmının mimari özelliklerini taşımasına rağmen havuzlu kısmın aydınlatılması kubbede 8 adet ışık gözleriyle sağlanmaktadır.

Malzeme ve teknik özellikler : Kaplıcanın iç ve dış kısımlarının sıvalı olması bakımından,yapımında kullanılan malzemenin özelliklerini öğrenmede zorlanıyoruz, ancak kaplıcanın ve yörenin yapısal özelliklerine baktığımızda kesme taşlarla ve moloz taşlarla yapıldığını görmekteyiz,ayrıca revak’ın üzerini örten kubbelerin yapımında tuğla kullanılmıştır.Kaplıcanın iç döşemeleri ise mermerdendir.

Faydaları : Ilgın’ımız kaplıcaları şifa kaynağı olarak bilinir. Her yıl otel ve moteller hastalıklarını iyileştirmek isteyen insanlarla dolup taşar,bastonla gelip yürüyerek giden insanlar görülmektedir. Suyu hamam Dağı eteklerinde güneyden kuzeye doğru uzanan alivyum tabakası ile örtülü bir kırık üzerindedir,su yöresel olarak söylenen Hamam Dağının eteklerinden çıkar.Kadınlar hamamında saniyede 14 litre, erkekler hamamında ise 35–40 litreyi bulan su çıkmaktadır.Çıkan bu sular iki kadınlar hamamına iki erkekler hamamına otel ve motellere dağılmaktadır.

Tahlil raporlarına göre suyun içeriği şunlardır : Potasyum ,Sodyum, Amonyum, Kalsiyum, Magnezyum, Demir, Alimınyum, Klorür, Nitrat, Sülfat ve hidrokarbonat gibi kimyasal özellikleri için de taşıyan şifa kaynağı kaplıca suları berrak, renksiz ve kokusuzdur. Su bir miktar da Bromür ve İyodür ihtiva ettiğinden Kükürtlü ve Hidrokarbonatlı sular grubunda yer alır. Radyo aktivitesi 19,1 eman dır. Ayrıca su az miktar da tuz ihtiva etmesi ile dünyanın tanınmış sularına benzediği bilinmektedir.

Şifa verdiği hastalıklar : Bunlar Göz Hastalıkları, Egzama, Cüzzam, Felç hastalıkları, bers (Abraş) Hastalıkları, Sinir Hastalıkları, Akciger iltihaplanmaları, Böbrek ve idrar yolları hastalıkları, Kadın hastalıkları, her türlü iltihaplanma ve yara iyileşmelerine, Deri ve Cilt hastalıklarına, Romatizmal gibi hastalıklar dır.

Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Selçuklu devleti Sultanlarından Alaeddin Keykubat’ın Romatizma (Nikris-Ayaksızısı) hastalığına yakalanmasından dolayı yapılan tavsiye üzerine Ilgın Kaplıcasına geldiğini kaplıcada Hastalığına şifa bulduğunu sağlıklı şifa dağıtan su olmasından dolayı var olan inşaatın üzerine bir kubbe yaptırdığını yazmaktadır.

Aynı kırık (Fay) hattı üzerinde bulunan Çavuşcugöl‘ün güney tarafında ve Ilgın’a 10 km kadar uzaklıkta bulunan ve halk tarafından Açık Ilıca olarak bilinen sıcak su büyük ve küçük ılıca suyu olarak adlandırılıp sazlıklar arasından Çavuşcu gölüne dökülmektedir. CHPUT adındaki Avrupa tarihçisinin yazdığı eserinde Ilgın kaplıcası ile Açık ılıca suyunun aynı memba ya tabii olduğu ayrıca Çavuşcugöl’ün içindeki ada da aynı suyun mevcut olduğunu yazmaktadır.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

SLM...

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

Şükrü Yılmaz
zehra sezen
eyce
nurom
nerimandaninciler
dolunayayazi
neslihobi
06esad
funda2008
ilkerceliklive
kadinadair
lalezarhobi
nurumsun32
anemonunmutfagi
windsport
gulbektas
bnbrrenk
bebekveannelik
erdemmerdem
tulin25
sennurrhobi
sebebim01
yildizz42
army
alaz01
neselimden